FORUMBornova

İzmir Bornova’da, FORUM adında bir alışveriş merkezi açıldı. Tek bina olarak değil, binalar grubu olarak tasarlanmış, açık hava alışveriş merkezi. IKEA ve KİPA gibi büyük kapalı alışveriş merkezleriyle desteklenmiş bir yer. Bir cazibe merkezi olacağı kesin gibi. Daha çok pahalı markaları içeren dükkanlar, Starbucks’, Gloria Jeans’ vs. gibi kafeler, 7 salonlu bir sinema, elekronik mağzaları, büyük müzik marketler ve kitapçılar ve çok sayıda da restorant içermekte. İzmir’de daha önce olmayan bir tarza sahip alışveriş merkezi. Alışveriş için yaratılmış mekansal ortamın işlerliğine şüphe yok. İki ana bir yan aks ve bunları birleştiren sokaklardan oluşuyor. Farklı perspektifler veren sokaklar, kaybolmadan merak ederek tüm alanı deneyimlemenizi sağlıyor, sizi buna kışkırtıyor. Bitişler, malzeme de başarılı sayılabilir. Ama...

Tam bir film seti. Bir gerçekliği değil, bir senaryoyu yansıtıyor. İnşaa alanının gerçekliği: Ege Üni. ye ait olan, boş arazi; kent dokusundan ve yaşayışından görece uzak ve tarlaların ortasında. FORUM’un alış-verişe getirdiği çözüm-fikir; SET içerisinde dolanmak. Bu durumda SET olma hali çok da yadırganmıyor. SET kendini saklamıyor da. Arkasınırdaki atıl alanlar, yalancı yüksek katları oluşturan saklanmamış paneller. Ama...

Oraya gitmeden, Celebration, Disneyland,Disneyland Effect, NeoTraditionalism yani YeniGelenekselcilik gibi başlıkları biraz araştırmak iyi olabilir. O zaman İzmir’de, Hollandalı’lar tarafından tasarlanan bir alışveriş merkezinin, Mısır’daki LUXOR tapınağı giriş kapısındaki kulelere benzeyen, kule gibi ama tek katlı, diğer yüksek yerleri sadece panellerle yükseltilmiş birimlere sahip olduğunu, birimlerin bazı yerlerde kemerler üstünde yükseldiklerini, bazı yerlerde boydan boya vitrin olan bir giriş katının üstünde, akdeniz mimarisini yansıtan küçük pencelerin bir olmayanikincikat tanımladığını görmek çok da yadırganmayacak bir durum haline gelebilir.
Ve bunun gibi birçok şey. Ama...

Farklı bir mekan deneyimi, hangi mimari öğenin neyi yansıttığı, neyin neden orda olduğuyla çok bağlantılı değil, oraya gelen insanların gözünde. Oranın sağladığı kolay benimsenip, sevilebilir, farklı deneyim herkesi oraya defalarca getirebilecek nitelikte. Bu durumda da bizim, göya bilen, göya eleştiren, göya sorgulayan mimarlar olarak böyle bir mimarinin üretilip üretilmemesiyle ilgili söyleyeceklerimiz, bu konunun tartışıldığı herhangi bir sohbette kimin çay kimin kahve içeceği kadar önemli olabilir. Sonuçta ortaya konan ürünün alıcısı( mekanı deneyimleyip- basit anlamda içinden geçip- mekanı tüketmektedir denilebilir) onu tekrar tekrar tüketmek için geri geliyorsa, sözle anlatarak diliyle tüketiyor ve reklam yapıyorsa mimari sohbet ancak çay ve kahve arasındaki tercih kadar değerli olacaktır.
Mimarlar için neyin neden önemli olduğu ve mimarlık ürününü kullananın neyi neden önemli bulduğu sorularının cevapları kesişmediği sürece; beğeni üstüne yapılan konuşmalar anlamsız kalacaktır. Herkes kendi evreninin içerisinde, birbirine milyonlarca ışık yılı uzaklıkta dolanacak ama asla birbirinde bir haber alamayacaktır.
sonuç:
kendini satıyorsa, tekrar tekrar tüketiliyorsa iyidir!!
Celebration time , C'mon!

0 Comments:
Post a Comment
<< Home