Sunday, July 23, 2006

walkman


e izmirdeyim ya; eski şeyleri bulup çıkartıyorum sağdan soldan...

yenkoviçi, babamın eski tuğla walkman'ini dinlerken görünce; benimki nerde diye sordum kendi kendime. üşenmedim aradım buldum. SONY'nin kayıt da yapabilen TCM-S64V modeli. dışarıya ses veren minik bir hoparlörü de var. dışardan çok ses kaydı yapıp yapmadığımı tam hatırlamıyorum şimdi.

bu aletin bana en büyük yararı bisiklet üstünde olmuştur.

bianchi ve benzeri dağ bisikletlerinin yeni ortaya çıktığı ( ya da benim öyle olduğunu sandığım ) yıllar. ben de kendi modifiyeli ( full aksesuar: boynuzlar, çanta, matara, cateye far, çantada her daim hazır anahtar takımı...) aspid sx bianchi bisikletimle yazlıkta dolanıyorum. yaşın ilerlemesiyle, site dışı dolanmaların arttığı zamanlar. iki yan siteye gitmenin, bisikleti anayolun kenarından sürmenin büyük olay olduğu zamanlar. kalemlik milli parkında yapılan keşif gezilerinin sonrasında maceranın site parkında masa başında heyecanla anlatıldığı akşamların yaşandığı günler. dağ bisikletlerinin hakkını vermeye çalışırcasına her tümsek ve yükseklikten kendini atmak, hızla geçmek... ayrıntıların atlanılmadan; üstüne basa basa anlatıldığı akşamlardı o akşamlar. çocuk ve büyük olmama hali. çiğdem çitletilen, sabah kalabalık bir grup halinde denize girdiğimiz yazlar.

bahsi geçen bu walkman, bisiklet çantasına işte bu yazlara ait birgünde girdi. uzun süre de akşamüstü bisiklet gezmeleri sırasında ve gün batımı seyretme zamanlarında hep orda kaldı. ruh halime göre, ( o zaman yeni çıkmış olan ) Yeni Türkü Her Dem Yeni, Yanni ya da hardrock veya metal dinledim durdum; o gezmeler ya da seyirler sırasında.

TCM-S64V'nin bir bozukluğu vardı. kulaklık çıkışı stereo değildi. o yüzden stereo bi kulaklık taktığınızda sadece bir kanaldan ses duyardınız. tam takmamak gerekiyordu. ayarını bilmek gerekliydi. uzun yıllar, aleti aldırmış olmanın ve yeni birşey isteyemeyecek olmanın getirdiği mahcupluk ve azimle, hep stereo kulaklıklara bantlar takıldı ve onların kulaklık girişine tam girmeden, iki kulaklıktan da sesin geldiği pozisyonda kalmaları sağlandı. dağ bisikleti hoplayıp zıplarken o kulaklığın yerinde ne kadar sağlam kalabileceğini siz düşünün. kalmazdı tabi. kulaklık yerinden çıkar ve TCM-S64V hoparlörüyle dışarıya yayın yapmaya başlardı.

birkaç yıl sonra, WM-FX455 SONY walkman aldım. radyolu falan. o zaman fiyatı baya uygundu çünkü, yeni ince walkmanler çıkmıştı. alet ilk aldığım zaman beni baya heyecanlandırmıştı çünkü radyosu dijitaldi ve 20 kanal kaydedebiliyordunuz. hiçbir zaman kanalları tam dolduramadım. sanırım sadece ilk beşi kullandım durdum. ama alet iyiydi; dijital kontrollü megabass ı vardı vs. ayrıca kulaklık çıkışı da stereoydu. hemen TCM-S64V'in bisiklet çantasındaki yerini aldı. kulaklık ayarlamak gibi bir dert de yoktu artık. çılgın...

tabi bu walkman macerası DISCMAN'le son bulur gibi oldu. artık şehirde, okula gidip gelirken, otobüste, metroda, yolda hep O, DISCMAN vardı( CD fiyatları yüksekti. hemen çok sayıda CD alamadım; ne zaman para birikirse alabildim; aldıkça da DISCMAN kullanım süresi arttı tabi) .

ama walkman bisiklet çantasından DISCMAN'a inat uzun süre çıkmadı.
kasetler sağolsun...

0 Comments:

Post a Comment

<< Home