Monday, June 12, 2006


Benim nurtopu gibi bir elektrik süpürgem var. İlk andan itibaren kendisiyle çok iyi anlaştık. Gerek ufak sayılabilecek boyutları gerek rengiyle hemen sevgimi kazanmıştı. O etkili emiş gücüyle de takdirimi kazanması uzun zaman almadı. Bu iyi seçimi ve dolayısıyla da bizi tanıştırdığı için anneme burda teşekkür etmek istiyorum.

Herşey güllük gülistanlık mı gitti bu dört sene boyunca? Tabi ki hayır. Birbirimizi tam olarak tanıyıncaya kadar geçen zamanda halılar bazen saçlı ve tozlu kaldı. Ama zamanla birbirimize alıştık ve şu an en az anlaşmazlıkla beraberliğimize devam ediyoruz.

Benim minik canavarın en dertli olduğu nokta benim torbasını değiştirmeyi hep geciktirmem. Ama ne yapayım, acaba şimdi mi değiştirsem yoksa daha tam dolmamış mıdır diye hep kararsız kalıyorum. Geçenlerde yine öyle oldu. Son zamanlardaki performansından memnun değildim zaten, sezdim ters giden birşeyler olduğunu. Ama bunu onun iç doluluğuna, içindeki sıkıntıya hiç bağlamamıştım. Sonra aklıma dank etti. Kendi kendime torbayı değiştirmenin zamanı geldi dedim. Ve değiştirdim.

Ne mi oldu? Kıyamet koptu sanki? O kadar güçlü emmeye bağladı ki, halı yerinden kalktı. Ne olacak diyebilirsiniz tabi ki. Ama bu bahsi geçen halı duvardan duvara ve yere yapışık bir halı. Yani en azından yere yapışık olması gerekirdi. İşte onu kaldıra kaldıra süpürdü canavar. Kendine geldi silkindi.

Yaşasın küçük ev aletleri...

0 Comments:

Post a Comment

<< Home