Sunday, April 23, 2006

Garip


13 dk kaldı.
13 dakika sonra 8 Mart bitecek.
Kadınlar günü...

Kadınlar...
Garipler...
İki anlamda da.

23:52; bitmek üzere...

Az sonra bitecek olan bu günde, TV’lerde gazetelerde radyolarda, her yerde diğer günlerde hiç konuşulmadığı kadar konuşuldu kadınlar, sorunlarından bahsedildi vs.
Tüm bunlar aklımın bir köşesinde...
Ama sanki hep eksik birşeyler kalıyor; söylemek istediğim birşeylerin var olduğunu hissediyorum. Ama bir türlü ayıklayıp, çıkartamıyorum aklımın karmaşasından o sözleri, şeyleri. Nasıl kurgularsam kurgulayayım, tamam şimdi oldu diyemiyorum.

Birşeyler söylemeli...


Çağdaşlaşma ve gericilik...
En önce kadınları etkiliyor.
Çağdaşlama da gericilik de biçimsel ve yaşayış olarak kendini önce kadınla ifade ediyor. Çağdaşlaşmada kadının bu dönüşümü bir seçimken, gericilikte dönüşüm bir zorunluluk.

Bir televizyon kanalında izlediğim bir programa katılan, muhafazakar kesimden, kadın hakları savunucusu bir kadının, sunucunun, kadınların eşitliği üzerine sorduğu bir soruya, kendisinin çoğunlukla temsil ettiği kadın grubuna atfen; eşitlerdir diyemeyip, çekinip konuyu dayak olmalı mı olmamalı mı düzeyeni çeviren cevabını duyduğumda aklıma şu düştü.

Onlar zamanın neresinde kaldılar. Elde etmeye çalıştıkları, ya da hayal dahi edemedikleri haklar, zaten kandilerinin olduğu halde, onlar gözlerinde bir bez ile körebe oynuyorlar.
O Kadın garipti.
Her iki anlamda da.

Geçmiş zamandan şeyler okuyup bazı düşüncelerin, bizim bugün diye tanımladığımız ve o düşüncelerin yazıldığı, söylendiği zamana göre gelecek olarak tanımlanan bu ana göre ne kadar ileride olduğuna şaşmak ya da şaşırmamak insanı, çözümsüz sorular ve akıl karmaşası içerisinde rahatlatıyor...

1914 bir kitap için yorum...
1924 İzmir nutku...

İkisi de Mustafa Kemal’den...
Tarihleri özellikle yazdım; önce o günün sonra bu günün koşullarında düşünmeniz için.
İkisinin de içindeki kadınlarla ilgili sözler, bizi anlattığı, buranın insanını yorumladığı için çok önemli.


Bilmeyenlerin, merak etmeleri ve bulup okumaları tavsiye edilir.
Çünkü bulanlar o satırlar arasında kadınların, nasıl kendilerine kurgulanan yaşayışlardan ya da tanımlardan ayrışarak var olmaları gerektiğini, bir toplumun nasıl iki eş yarıdan oluştuğunu ve bir yarının gelişmediği taktirde diğer yarısının nasıl anlamsız kalacağını anlatan sözleri ve daha fazlasını okuyacaklardır.
Ve benim çok önemli bulduğum bir cümleyi daha... Tarihsel bir saptamayı ve aydınlığı belirten bir cümle. Onu burda yazmayacağım, ama o kısacık cümleyi; okuyanlar mutlaka fark edeceklerdir.

00:00
9 Mart...
Yine erkekler günü...
Erkekler...
Garibiz...
Her iki anlamda da...

“E peki bu yazının mimarlıkla ilgisi ne?” diye soranlar olabilir...
Onlar lütfen sormaya devam etsinler...
Bulacaklardır...

0 Comments:

Post a Comment

<< Home